Kurumsal Şirketler İşe Nasıl Alırlar

Kurumsal şirketlerde işe alım süreci çok sistematik işler. Bunun sebebi ise böyle şirketler uzun vadede büyüyebilmek için kaliteli istihdam yapmak zorunda olduklarını bilirler. Buna dayanarak da işe alım süreçlerini insan kaynakları çalışanlarının keyfiyetlerine veya kişisel bilgilerine bırakmazlar. Bu süreçler bazı sınırlar içerisinde, otomatik işleyen bir yapıdır. İşe başvuran herkes belli aşamalardan geçerek farklı departmanların testlerine tabi tutulurlar. Sadece insan kaynakları çalışanlarının değil aynı zamanda işe yeni başlayacak kişinin departman müdürleri, onlarında üzerindeki mevkiler işe alım sürecine dahil olabilir.

Kurumsal şirketlerin hedefi her zaman en iyi adayları belirlemektir, o yüzden iyi bir hazırlık yaparsanız ve kendinize, yeteneklerinize güveniyorsanız hayal ettiğiniz kurumsal hayata çok uzak değilsiniz demektir.

İşe başvuru süreci

Kurumsal şirketler sektörüne bağlı olarak zaman zaman değişse de genel olarak büyük ilan sitelerinden veya kendi sitelerinin ik bölümünden iş ilanı açarlar. Bu ilana başvurmadan önce kusursuz bir CV hazırlamanız gerekecektir. Özgeçmiş nasıl hazırlanır, püf noktaları nelerdir gibi konulara değinen makalelerimizi sitemizde bulabilirsiniz.

Tüm başvurularınız için aynı özgeçmişi kullanmamaya özen gösterin. Başvurmaya karar verdiğiniz şirketin ne istediğine çok dikkat edin, madde madde yazılan talepleri defalarca okuyun ve özgeçmişinizi ona göre hazırlayın. Eğer taleplerinizi karşılayacak bir personel olduğunuzu düşünürlerse kesinlikle sizlerle görüşmek isteyeceklerdir. Kurumsal şirketlerin işe alım departmanlarında keyfi uygulamalar çok az görülür, o sebeple uygun CV’ye her daim dönüş yaparlar.

Mülakat süreci

Kurumsal şirketlerin çalışan adaylarını en çok zorladıkları aşama budur. Özgeçmişini ve başvurusunu olumlu bulan şirket sizi bir mülakatlar zincirine sokar. Bu mülakatlarda branşınıza göre test süreçleri başlar. İş ile alakalı bir sorunu çözmeniz isteniz, bu sorun genelde çok karmaşık ve çözemeyeceğiniz şekilde tasarlanır. Şirket zorlu süreçlerde sizin nasıl davranacağınızı ve sorunlara karşı ne gibi çözümler üretebileceğinizi bilmek ister. Kısaca orada sorunu çözmenizden ziyade sorunlar karşısındaki tavrınıza bakarak tecrübenizi ve iş bilginizi ölçerler.

Kurumsal şirketlerin bir çoğunda mülakatlar en az 3 kere, 3 farklı günde yapılır. Kimi zaman bu mülakatları farklı departmanlar yapar. İlk mülakatı teknik birimler yaparken, son mülakatı ise insan kaynakları yapar. Bu mülakatta sizin istekleriniz, maaş beklentiniz ve son olarak şirketin sizden beklentileri net olarak görüşülür ve şartlar uygun olduğu takdirde iki taraf resmi olarak anlaşmış olur.

Kurumsal şirketlerde işe başlama süreci

Kurumsal şirketlerin en cazip yanı çalışanlar arasında maaş uçurumu olmaması ve her şeyin şeffaf olmasıdır. Yeni başlayan çalışanlara hemen özlük hakları verilir ve senelik izin gibi hakları da küçük şirketlere nazaran bir lütufmuş gibi görülmez. Hayatınızı maaşlı bir işle idame ettirmeyi düşünüyorsanız iş başvurularınızda acele etmemeli ve kurumsal bir şirket ile kariyerinize başlamanızı sizlere tavsiye ediyoruz.

Kariyer Yaparken Yükselmek mi İstiyorsunuz. İşte Püf Noktaları

Kariyer Yaparken Hızlı Bir Şekilde Yükselmek İçin İpuçları

 

 

Hayatta bir insanın çalışacağı maksimum iş sayısı aşağı yukarı bellidir. Yaşların ne kadar hızlı geçtiğini ve verimli çağların sınırlı olduğunu düşünürsek bu sayının çok da yüksek olmadığını görebilmek mümkün. O sebeple iyi yapılmamış bir kariyer planlaması insanı 40-50’li yaşlarda yani verimin düşmeye başladığı senelerde ortada bırakabilir. Fakat iyi bir kariyer planlaması ile o yaşlarda yönetici veya lider pozisyonlarda olabilir, rahat yaşayabilirsiniz. Bu tamamen sizin çabanız ve tercihlerinize göre şekillenecek bir durumdur. Peki iyi bir kariyer yapmanın püf noktaları nelerdir? Hangi yolları izlemeliyiz? Bugün okurlarımıza bu püf noktalardan bahsedeceğiz

Kariyer planlaması

İyi bir kariyer yapmanın püf noktaları kendini keşfetmek ve girişimci olmaktır. Yok yok öyle kişisel gelişim kitaplarındaki kendinizi keşfedin geyiğini yapmıyoruz, burada yapılacak keşif yetenekleriniz üzerinde olacaktır. Aldığınız eğitim, kişisel çabalar sonucunda siz de kalan yetenekler doğru kariyer planlaması yapmak adına çok önemlidir. Örneğin Rusça dilini çok az biliyorsanız, ilan sitelerinde Rusça biliyorum seçeneğini seçemezsiniz. Gerçekten iyi olduğunuz, iş verene verim sağlayacağınız yetenekleriniz nelerdir? İşte her şeyden önce bu yeteneklerin farkında olmanız gerekiyor

Girişimci olmak

Her iş veren karşısında enerji dolu bir çalışan görmek ister. Sessiz, sakin, işini yavaş yapan bir çalışan yine işlerine yarayabilir fakat pozisyonunu değiştirmeye gerek görmezler. İş veren kendi olmadığında bile arkasında ona güven sağlayacak, şirketi kendi şirketiymiş gibi idare edecek yöneticiler ister. Şirket içinden seçeceği yöneticileri ve liderleri de bu yöndeki çalışanlardan seçecektir.

İşte ısrarcı olmamak

İşinizi sevmenize rağmen çalıştığınız şirket size kariyer yapma fırsatı vermiyorsa şirkette ısrarcı olmak size hem para hem zaman kaybettirir. Bazı şirketler özellikle kurumsal olmayanlar size çok değer verdiklerini söyleseler bile enflasyon zammı hariç zam yapmaz ve sizi de terfi ettirmezler. Siz ise işe değer kattığınızı düşünüyor ve bunun hakkınız olduğunu iddia ediyorsanız mevcut şirketinizden anlaşmalı bir şekilde ayrılmalı ve yeni sulara yelken açmalısınız.

Doğru şirketi bulmak

İyi bir kariyer yapmanın püf noktaları arasındaki en önemli aşama budur. Siz muhteşem bir yetenek dahi olsanız kötü şirket seçmeniz durumunda iyi bir kariyer yapmanız imkansızdır. Örnek vermek gerekirse iyi bir yazılımcı kendi memleketindeki küçük bir şirkette kariyer yapmaya çalışırsa bir noktadan sonra tıkanacaktır, bu konuda şirketin de yapabileceği şeyler sınırlıdır. Burada yazılımcının bunun çok önceden farkında olması ve kariyerini daha büyük şehirlerde, yazılım merkezlerinde tasarlaması gerekir. Aynı yazılımcı İstanbul’daki yazılım merkezlerinde çok daha uzun kariyer şartları ve daha iyi gelir elde etme şansı bulacaktır.

Özetlemek gerekirse doğru kişilerin, doğru yerlerde ve doğru zamanlarda olması o kişilere iyi bir kariyer yapma fırsatı sunar. Kariyer planınıza vakit ayırın, sınırlarınızı esnek dahi olsalar net bir şekilde çizin.

Hızlı Bir Şekilde İş Bulun!

Hızlı iş bulmanın yolları elbette mevcut fakat biz hızlı iş bulmak yerine doğru işi en hızlı bulmak tabirinin daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Yoksa herkesin 24 saat içerisinde dahi bulabileceği fakat mutlu olamayacağı yüzlerce boş pozisyon, her sektörde bulunmaktadır. Peki üniversite mezunu veya mezun adayları nasıl aradıkları işe en hızlı şekilde kavuşabilir? Bu yazımızda hızlı iş bulmanın yolları, izlenmesi gereken adımlar hakkında bilgileri sizlere iletmeye çalışacağız.

İnternetin imkanları, sosyal medya

Artık fiziki alışverişlerin dahi çok büyük kısmı internet üzerinden hallediliyorken, market alışverişleri bile e-ticaret sitelerinden yapılıyorken, iş arayanların interneti neden çok efektif kullanmaları gerektiğini anlatmamıza gerek yok.

İnternet üzerindeki kariyer sitelerinin tamamında iyi hazırlanmış bir profil şart. Bu profile eklenen CV’de bir kere mükemmel hazırlanmalı ve her küçük gelişmede güncellenmeli. Bunlar zaten her iş arayan adayın bildiği şeyler.

Bunların yanı sıra LinkedIn ve kendi kişisel sosyal medya hesaplarınız çok önemli. LinkedIn zaten profesyonel olan ve kariyer hedefi olan herkesin, tüm dünyada kullandığı bir sosyal iş uygulaması. Burada herhangi bir açıklama yapmamıza gerek yok, eğer bir kariyer hedefiniz varsa işsiz olun olmayın LinkedIn hesabınızın olması zorunludur.

Peki neden sosyal medya hesaplarım da önemli?

Siz bir yere başvuru yaptığınızda hiç cevap gelmiyor veya gelmemiş olabilir. Cevap gelmemiş olması yetkili kişilerin veya şirket sahibinin sizi incelemediği anlamına gelmez. Sosyal medyaya erişimin bu kadar hızlı olduğu günümüzde CV’nizi eline alan birisinin Google’da adınızı soy isminizi arama ihtimali sizce ne kadar düşük? O aramalarda ilk çıkacak sonuçlar şüphesiz kişisel sosyal medya hesaplarınız olacaktır. İş verenin sosyal medya hesaplarınızdan edineceği ilk intiba da süreç açısından önemli olacaktır.

Tabi burada sosyal medya hesaplarınızı kurumsal bir kimliğe dönüştürmenize gerek yok. Sadece bu süreçte daha düzgün bir çizide bu hesaplarınızı da yönetebilirsiniz.

Bir web sitesi ve özel alan adı maili

Kendinize ait bir web siteniz olması, o site üzerinde çalışmalarınızı ve kısa bir öz geçmişinizi yayınlamanız sizi her anlamda öne çıkaracaktır. Aynı şekilde iş başvurularınızı şahsi alan adınız üzerinden alacağınız bir mail adresi ile gerçekleştirmeniz de çok şık duracaktır.

Özgeçmişinizde sabit kalmayın

Mesleğiniz itibariyle farklı sektörlerde çalışma durumunuz varsa her başvuruya aynı özgeçmişi seri bir şekilde göndermeyin. İlgili işe göre özgeçmişinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir.

1

Bazen yapılan yüzlerce başvurudan hiçbir cevap gelmez fakat tesadüfen iş aradığınızı söylediğiniz bir arkadaşınızdan gelen bir telefonla hayatınız değişir. Her sektörde çevrenin önemi büyüktür, özellikle üniversitenin son sınıfında arkadaşlarınız ile bağınızı koparmayın, yakın olduğunu kişilere ve akrabalarınıza da iş aradığınızı duyurun. Sosyal olmak daima işe yarar ve daha hızlı aksiyon almanızı sağlar.

İşimi Sevmiyorum-İşini Sevmeyen kişilerin zorlukları

Bugün üniversiteden yeni mezun olan gençler, ülkedeki işsizlik oranı sebebiyle iş bulmanın çok büyük bir nimet olduğunu düşünüyorlar, aslında çok da haksız sayılmazlar. Her 5 gençten 1 tanesi işsiz kalıyorken, iş bulmanın kolay olduğunu hiç kimse söyleyemez.

Para getiriyor diye çalışmak

Bugün ülkemizde ve dünyadaki bir çok kişi aslında aşık olduğu işi değil sadece para getirdiği için yaptığı iş ile hayatını idame ettiriyor. Yanlış eğitim sistemi, devletin ve özel sektörün işe alım süreçlerinde liyakattan ziyade referansları dikkate alması yanlış insanların yanlış yerlerde çalışmasına sebep oluyor. Bu sadece bir gencin istediği işte çalışamıyor olmasından ziyade aslında çok büyük bir makro sorundur. Bu sorun orta vadede çalışanların verimini düşüreceği için ülke ekonomisinin büyümesinin de önüne set çekecektir. Rakamsal olarak büyüme gerçekleşse dahi üretim ve inovasyon rakamları sınırlı kalacaktır.

Bir işin daha ileriye götürülebilmesi için o işin, o işi seven ve aşkla işini yapan bir insan tarafından yerine getiriliyor olması gerekir. İşini sevmeyerek yapan, sadece ay sonunda belli bir miktar hesabına para yatsın diye işe giden bir insandan çok farklı yollar açması veya işinde çığır açmasını bekleyemeyiz.

Örneğin bir insan sadece devlet memurluğu maaşı ve olanakları için öğretmenlik yapıyorsa o öğretmenin çok iyi öğrenciler yetiştirmesini beklemek hayal kurmaktan öteye gidemeyecektir. İnsan sevdiği işe her sabah farklı bir motivasyon ve yaratıcılık ile gider, doğal olarak bu da onun verimliliğini en üst seviyeye çıkarır.

Sevilmeyen işte çalışmak ve zararları

Sevmediğiniz bir işte çalışmanız durumunda olumsuz yönde etkileneceğiniz bazı durumlar vardır. Bunlar;

Sabahları mutsuz uyanmak. Yapılan araştırmalara göre sevmediği işte çalışan herkes sabahları mutsuz uyanıyor.

İhtimalleri yok etmek. Sevmediğiniz işte çalıştığınız her gün, seveceğiniz bir işte çalışma ihtimalini de yok ediyor olabilirsiniz. Halbuki o an iş arıyor olsanız, hayallerinizdeki işe başvurma ihtimaliniz olacak, belki de çok daha mutlu olacaksınız.

Körelmek. Sevilmeyen bir iş aynı zamanda yeteneklerinizi de gösteremediğiniz bir iş manasına gelir. Hiç ilginiz olmayan bir sektörde kazanacağınız tecrübe size bir şey katmaz, tam aksine o sevmediğiniz işi yapmanız için size daha çok sebep verir. Gerçek yetenekleriniz ise gün geçtikçe körelir, yaşınız ilerledikçe hayallerinize ulaşma şansınız biraz daha azalır.

Kariyer şansınız düşük olur. O işi sevmediğiniz veya o iş için yaratılmadığınızı yöneticileriniz de tecrübeleri ile görecek ve sizi mevcut pozisyonunuzda bırakacaktır. İnsan sevdiği işte aşkla ve yılmadan çalışır, o sayede kariyer merdivenlerini tırmanız. Sevilmeyen işe ise bir şey katılamadığı için olduğunuz yerde sayarsınız ve orta yaşlarda durum çok daha sıkıcı bir hal alabilir.

Bu gibi durumlar ile karşılaşmamak adına üniversite mezunlarımıza hızlı karar almamayı tavsiye ediyor, iş seçiminizin hayatının tamamını etkileyeceğini bilerek kariyerlerini iyi planlamalarını rica ediyoruz.

Nasıl İş Aranmalı?

Tabiatımız gereği hepimiz bir şey yapmak, yaşamımızı devam ettirmek adına bir meşguliyet edinmek zorundayız. Bunun edinilememiş hali olan işsizlik, insan psikolojisini kötü etkileyen ve kimi zaman da yanlış kararlar alınmasına sebep veren istenmeyen bir durumdur. İşsizliğin verdiği mutsuzluk sebebiyle bir çok kişi hızlı iş bulma amacı ile yanlış işlere girmekte ve bunun sonunda hem kendi hem de çalışmaya başladığı işletme bir çok açıdan mağdur olmaktadır. Bir süre sonra çalışan kişinin ya performansı düşmekte ya da daha fazla o işe katlanmadan istifa etmektedir.

Aslında kötü iş yoktur, sadece size uygun olmayan iş vardır diyebiliriz. Bu yüzden bugünkü yazımızda iş ararken dikkat edilmesi gerekenler başlığı altında, iş arayan veya işini değiştirmek isteyen okurlarımıza naçizane tavsiyelerde bulunacağız.

 

İş ararken nelere dikkat etmeliyiz?

İş ararken doğru adımları izlemek, sektörünüz ile alakalı kanalları takip etmek kısa zamanda iş sahibi olmanızı sağlayabilir. Öncelikle hangi sektör olursa olsun sakin olmanız gerekiyor, gelecek kaygısının getirdiği tedirginlik ile bir an önce iş bulmalıyım psikolojisine girmeniz sizi yukarıda bahsettiğimiz duruma düşürecektir. Doğru işi bulmanın 2 hatta 3 ay bile süreceğini unutmayalım, bu çok daha kısa sürebilir fakat tamamen zamanlama meselesi olduğu için beklemeniz gereken durumlarda da beklemelisiniz. Bu aşamada bekleyeceğiz 3 ay gibi kısa bir süre, belki de tüm iş hayatınız boyunca mutlu bir şekilde çalışacağınız işletmenin kapılarını size açacak.

Özetle özgüvenimizi ayakta tutuyor ve doğru işin bizi bir yerlerde beklediğine inanıyoruz. Bu boşluktan istifade ederek yapmak istediklerinizi yapabilir veya kişisel gelişiminize katkıda bulunacak eğitimleri alabilirsiniz. Hiçbir şey yapamıyorsanız sektörünüz ile alakalı makalelere, yayınlara bir göz atabilirsiniz.

iş arama

Doğru işi nereden bulabilirim?

Aslında klasik bir cevap olacak fakat bunun cevabı sizde. Sektörünüz ile alakalı gelişmiş web siteleri bulunuyorsa önceliği oraya verebilirsiniz, bunun yanı sıra tüm kariyer sitelerinde kesinlikle iyi hazırlanmış bir öz geçmişiniz ve profiliniz olmalı. Çok düzgün vesikalık resim, sizi tam manası ile aktaran ve hazırlarken elinizi korkak alıştırmadığınız bir cv elinizin altında durmalı.

10

Bu sitelerde başvuru yaparken, önünüze gelen her ilana başvuru yapmayın. İş yerinin ikamet ettiğiniz yere yakınlığı, talepleriniz ile sizin verebilecekleriniz arasındaki uyum, firmanın kurumsal yapısı ve çalışanına verdiği değer gibi etkenlere çok dikkat ediniz. Unutmayın siz değerlisiniz ve sizin değerinizi bilecek bir firmaya girerek iki taraflı faydalı olmanın peşindesiniz. Size değer vermeyecek bir firmaya ne kadar katkınız olabilir ki? Öyle bir firmada mutlu son veya mutlu bir iş söz konusu olamaz.

Maaş konusu bu aşamada düşünmemeniz gereken bir konudur. İkili görüşmelerde kendinizi karşı tarafa iyi anlattığınız ve yeteneklerinizi gösterdiğiniz durumlarda maaş konusu görüşülmeye başlanabilir. Asla limitlerinizi düşürmeyin, her zaman rahat yaşayabileceğiniz rakamların peşinde olun.

İş hayatımın İlk günleri

İş hayatımın ilk günleri

 

İş hayatınızın neredeyse tamamını hiç hatırlamayacaksınız, yıllar su gibi akıp gidecek fakat işe girdiğiniz ilk günü asla unutmayacaksınız. Tanımadığınız yüzlerce insan, orada oraya neden koşturduğunu anlamadığınız telaşlı yüzler ve ortama tamamen yabancı siz. İlk günler aslında sonraki hayatınız için çok önemlidir. O günlerde tanışacağınız bir insan belki de yıllar içerisinde dostunuz olacak veya yine ilk tanıştığınız insanlar rekabet dolayısı ile baş düşmanınız olacak. Maalesef iş hayatında da böyle durumlar yaşanmakta, biz tecrübelerimiz ve bilgi birikimimiz ile bugün sizlere iş hayatının ilk günleri ne yapılır, nasıl davranılması gerekir onları aktarmaya çalışacağız.

Güler yüz

Güler yüz her alanda olduğu gibi işin ilk günü de çok önemlidir. Cıvık bir sırıtmadan bahsetmiyoruz, tebessüm eden bir yüz ifadesi yeterlidir. Bu sayede insanlar size daha rahat yaklaşırlar ve onlar size yaklaştıkça siz de ortama daha çabuk ısınırsınız. İlk günlerde en önemli şey üzerinizdeki gerginliği bir an önce atmanızdır.

Giyim

İş hayatının ilk günlerinde şunu her zaman akılda tutmak gerekiyor, iş yerindeki hiç kimse sizi tanımıyor. O sebeple onlar üzerinde bırakacağınız ilk intiba çok önemlidir, bunu da kimse sizi tanımadığı için ancak giyiminiz ile sağlayabilirsiniz. İlk günlerde daha çok klasik çizgiler tercih edilmeli ve abartılı giyimler ile karşı tarafta ön yargı oluşturulmamalıdır. Çoğu iş için takım elbise iş hayatının ilk günleri için doğru bir tercih olacaktır.

Çalışmalardan uzak durmayın

Ofis ortamındaki işleri sorgulayın, ilgili ve öğrenmeye aç gözükmeniz iş arkadaşlarınızı memnun edecektir. Ekip ile yapılan işler varsa ekibe dahil olmaya, bir iki cümle de söylemeye gayret gösterin. Merak etmeyin kimse bu durumu yadırgamaz aksine herkese girişimci olduğunuz imajını verebilirsiniz.

Soru sorun

Soru sormaktan çekinmeyin, soru sorduğunuz kişilerde bu şirkette ilk günlerini geçirdiler, onlar da soru sordular. Sorularınızı sorduğunuz kişiler bundan rahatsız olduklarını belirtmedikleri müddetçe dilediğiniz kadar soru sorun, şirket hakkında ne kadar çok bilgi alırsanız o kadar iyi. Hatta tam soru sorulacak zamanlar bu zamanlardır, 6 ay sonra sormanız garip bile kaçabilir.

Dedikoduya hayır

Asla ilk günden hatta mümkünse tüm iş hayatınız boyunca dedikodunun en ufağını dahi yapmayın. Hele ki ilk günler kötü niyetli veya şaka yapma niyetinde olan iş arkadaşlarınız sizi tuzağa düşürerek belki de çok iyi anlaşma ihtimaliniz olan insanlar ile aranızı bozabilirler. Başarılı bir kariyer düşünen her çalışan dedikodunun yanından dahi geçmemelidir, yarın bir gün yönetici olma ihtimaliniz olduğunu hiç unutmayın.

Dakiklik

İş hayatının ilk günlerinde yapılacak en büyük hata işe geç gitmektir, tam saatinden 30 dakika önce orada olmaya çalışın. Fazla vaktiniz kalırsa iş yerinizi ve çevresini gezerek gözlem yapabilirsiniz. Özellikle ekip çalışmaları ve toplantılara asla geç kalmayın.

Evet iş hayatının ilk günleri oldukça zordur fakat geçmişe baktığınız zaman harika anılar olarak siz de kalacaktır.

Kariyer Hedefi Nasıl Belirlenir

Hiçbir çalışan hayatı boyunca aynı seviyede kalmayı, aynı rutin işi yapmayı istemez. Çalışanlarına kariyer hedefi sunmayan şirketler bir süre sonra batmaya makumdur zira kariyer hedefi olmayan bir çalışanın motivasyonu aylar, yıllar içerisinde düşüşe geçer. Her şirketin bel kemiği olan çalışanların motivasyonları düşmesi demek şirketin giderek zayıflaması demektir. Kurumsal şirketler tüm çalışanları için kariyer fırsatları sunar ve onların o hedefe kitlenmelerini sağlarlar.

Kariyer basamaklarını doğru ve ayaklarınızın yere sağlam basarak çıkılması için dikkat etmeniz gereken bazı durumlar vardır. Yazımızda onlara kısaca değinerek, başarılı bir kariyeri nasıl oluşturur ve geleceğinizi nasıl garanti altına alırsınız onlardan bahsedeceğiz

kariyer

 

 

Kariyer nedir?

Herhangi bir işte çalışan veya çalışmayı, üretmeyi düşününen kişinin kendisine hedefler belirleyip, bu hedefler doğrultusunda gerekli donanımlara ulaşarak kendisini mesleki, ekonomik ve bilgi donanımı açılarından sürekli olarak geliştirme çabasına kariyer denir.

Kariyer basamaklarını tırmandıkça, kişi bir statü kazanır. Bu bazen kurumsal şirketlerdeki klasik bir unvan olabilirken bazen ise nobel ödülü alan değerli insanlar veya oscar alan oyuncular gibi çok daha önemli statüler de olabilir. Kişinin bir şirkette yükseliyor olması onun iyi bir kariyer yaptığını da kesinlikle göstermez, bu hem şirketin durumuna hem de kişinin o pozisyona hangi yollarla yükseldiğine bağlı olarak çok değişkenlikler gösterebilen bir durumdur.

Peki kariyer hedefi nasıl belirlenir? Kaçınılması gereken şeyler nelerdir? Gelin biraz da bunlardan bahsedelim.

Kariyer hedefi nasıl belirlenir?

Öncelikle her insan kesinlikle hedeflerini yüksek tutmalı, işine heyecanla yaklaşmalı ve risk almalıdır fakat bu hayal dünyasında yaşamalısınız manasına da gelmemelidir. Yapılan her kariyer planı ve hedeflerinin sağlam oturduğu bir yerler olmalıdır.

Örneğin beginner seviyesinde İngilizce bilen bir departman müdürünün, yabancı bir şirkette ileride CEO olması sizce mümkün müdür? Müdür bunu bilmesine rağmen kariyer hedefine CEO olmayı koymuş ise, hayal dünyasında yaşıyor demektir.

Fakat müdür kariyer hedefini “en kısa zamanda İngilizcemi TOEFL seviyesine getireceğim” deyip sonrasında CEO pozisyonunu hedef olarak gösterirse bu zor bir ihtimaldir fakat en azından hayal değildir. Zaten CEO olsun olmasın kariyer basamaklarını liyakata dayalı çıkmak her zaman zordur, hiçbir ödül insana altın kafeste sunulmaz.

Güçlü ve zayıf yönler

Kariyer yolunda her basamak sonrasında daha da iyi olmak zorundasınız. Zayıf yönleriniz var ise asla geçe bırakmadan bunları daha az zayıf veya güçlü hale getirmelisiniz. Örneğin diksiyonunuz ile alakalı sorunlarınız varsa derhal bir kursa giderek bunun üstesinden birkaç ayda gelebilirsiniz.

Güçlü yönlerinizi ise ortaya çıkarmalısınız. Çok iyi matematik biliyorsanız, bunu bir şekilde kanıtlamalısınzı veya İngilizceniz çok iyi seviyedeyse, bir programlama diline ciddi seviyede hakimseniz bunları bir sertifika türü belge ile resmiyete dökmelisiniz. Belgelerle konuşmak her zaman sözlü konuşmalardan çok daha fazla ciddiye alınır.